Köylük yerde hava temizdir, sular buz gibi akar. İnekler danalar yemyeşil çayırlarda otlar, ondandır ki eti de, sütü de başka lezzetlidir. Bahçede yetişen domateslere, patlıcanlara kimyasal madde değmemiştir o zamanlar. Ondandır ki kokusuna ve lezzetine doyulmaz kara pancarın. Çiçekleri bir başka kokar memleketimin.

 

Zordur köylük yerde hayatla mücadele etmek. O yüzdendir ki, bir olur birlik olur imece olup gelinir üstesinden. Para geçmez köyde. Bugün sende, yarın bende. İmecelerde dertleşmeler, muhabbetler bir başkadır. Onlarcası aynı ibrikten içmiştir buz gibi kaynak suyunu.

 

Göceklerle, sepetlerle bahçeye gelir öğle yemekleri. Darı çorbasının ardından pancar sarması. Yufka böreğinin yanında pekmez sulaması. Turşu kızartmasının yanında  kömüş ayranı. Hızını alamaz bazıları, bakraçtaki yoğurda doğrar bir bazlama mısır ekmeğini. Onlarcası aynı anda vurur kaşıkları.

 

Evlerde kilit kullanılmaz, kilit’e gerek duymaz. Kolu komşu çat kapı gelir. O yüzdendir ki, kurulan her sofrada fazladan birkaç kaşık fazladır her zaman. Biri bazara gitmişse akşam oturmaya onun evine gidilir. Ne havadisler vardır, kimle konuşmuş, ne haberler getirmiştir o dinlenir. Belki de sattığı yumurta ve tereyağından aldığı parayla karpuz almıştır. Oturup yenir mahallece.

 

Köyden yabancı biri geçerse, selam vermeye görsün. Oturtulup sorguya çekilir. Nerden gelirsin? Nereye gidersin? Kimlerdensin? Açmısın? Değilsen bir ayranımı içeceksin.

 

Meyve ağaçları genelde yol kenarına dikilir bizim köyde. Gelen geçen yesin, sevabına nail olayım diyedir. Çeşmeler yapılır yine yol kenarlarına. O da, Ahiret’te sevap defterim kapanmasın diyedir.

 

Birinin düğünü olacaksa, o evin değil köyün derdidir. Hazırlıklar bir ay önceden başlar. Yemekler yapılacak, börekler açılacak, kazanlar kaynayacaktır. Gelenler aç gönderilmez çünkü.

 

Söz kesme yapılır önce. Liste hazırlanır verilir oğlan evinin babasına. Listenin başında birinci sırada 5 kat, 6 kat yün yatak yazılıdır. Yüklük önemlidir çünkü. Yatılı misafiri öyle sıradan yataklarda yatıramazsın. Karlı kış aylarında lüx lambası ışığında gece yarısına kadar koyu sohbete daldığın komşunu veya akrabanı gerimi yollayacaksın gecenin bir yarısı. Mümkün değil.

 

Tüm bunlardan ötürü, insanlar birbirini iyi tanır, sever. Birinin ayağına diken batsa, herkes koşar. Birinin bir hastası olsa herkes ordadır. Çünkü herkesin birbirine borcu vardır. Hayatı birlikte göğüslemişlerdir.

 

O günlere dair yazılacak, söylenecek o kadar çok şey var ki.

 

Aaah… ahh, bu güne gelmek bile istemiyorum şu an. O samimiyette, o güzellikte olsaydı da, fakir kalsaydık hep. 

Fındık Borsası